İnsana, ülkeye ve belki de en önemlisi aşka dair; çok sahici, kurşun gibi ağır bir kitap var elinizde. Okumaya başlamadan önce buna hazır olmanızı istedim. Çünkü bu kitap, okuru rahatlatmak için yazılmamış. Tam tersine, yer yer can yakan, yer yer nefessiz bırakan bir ağırlığı var. Bu ağırlık, anlatılanlar kadar, anlatılma biçiminden de geliyor.
İnsanla bağını koparmış siyasetçiler tarafından yönetilen ve bunun kendi hayatına nasıl sirayet ettiğini fark edemeyen bireylerin çoğunlukta olduğu toplumların yazgısıdır keder. Kim olursanız olun, ne kadar çabalarsanız çabalayın, toplumsal fırtınalardan payınıza düşeni alırsınız. Bu kitap, tam da o payın, bir insanın hayatında nasıl derin ve onarılması güç bir yaraya dönüştüğünün hikâyesidir.
Bir Pilot… Çok Ölüm…, zamansız kaybedilmiş bir asker sevgilinin ardından tutulan bir yasın anlatısı gibi okunabilir; ama bundan çok daha fazlasıdır. Farklı karakterler üzerinden, zaman zaman birbiriyle çelişen yargılara götüren katmanlı bir yapıyla karşılaşırsınız. Ama Derin’in acısı ve isyanı öyle büyüktür ki kalan her şeyin önüne geçer. Derin’in sesi, okuru uzaktan tanıklığa çağırmaz. Onunla birlikte öfkelenir, onunla birlikte isyan eder, onunla birlikte sorular sorarsınız. Yas burada steril değildir; filtresizdir, pürüzlüdür, zaman zaman kontrolsüzdür. Tam da bu yüzden sahicidir.
Yıllarca beklenen, sonunda bulunan ve peşinden zamansız kaybedilen asker sevgilinin büyük acısını okurken içiniz acıyacak; Derin’le birlikte isyan edeceksiniz. Duygularınız öyle bir eşiğe gelecek ki, yaşanan trajedinin ağırlığıyla birlikte, Derin ve Göksel’in böyle bir aşkla karşılaşmış olmasının onları ne kadar şanslı kıldığını da fark edeceksiniz. Çünkü bu kitapta aşk, romantik bir sığınak değildir. Aşk, ölümü bilerek sevmeyi göze almaktır.
Bu metni okurken zorlandığım anlar oldu. Bazı sayfalarda durmak, nefes almak istedim. Zaten kitap, bu sebeple kıymetli. Çünkü bakmayı, görmeyi ve unutmamayı talep ediyor…
Emekli Tugamiral Cem Okyay

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.